Home » Haberler » Çin Doğu Türkistan’i polis devletine çevirdi

Çin Doğu Türkistan’i polis devletine çevirdi

Polis devleti

Çin Doğu Türkistan bölgesini 1949 yılında işgal ettiğinden buyana Uygur halkı merkezi yönetimin baskılarıyla karşı karşıya kalıyor.

Bölgede Uygurların nüfus içinde oranı 1949 yılında yüzde 80’lerdeyken, Pekin yönetiminin iskan siyasetiyle etnik Han Çinlilerinin bölgeye göçünü teşvik etmesi sonucu bugün yüzde 45’e kadar inmiş durumda.

Sincan uzmanı Alman Adrian Zenz’e göre, yerel yönetim son iki yılda 90 binden fazla yeni polis memuru alımı yaptı. Bu, ondan önceki 7 yılda alınan polis sayısının 2 katından fazla bir rakam. Bu, ayrılıkçı eğilimlerin görüldüğü komşu Tibet Özerk Yönetim Bölgesi’ne yakın bir oran.

– Zırhlı karakollar ve mahalle müfettişleri

Pekin yönetimi bölgedeki denetimi artırmak için daha önce Tibet Özerk Bölgesi’nde Çin Komünist Parti sekreterliği yapan Çın Çuanguo’yu 2016 yılında Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başına getirdi.

Çın, göreve geldiğinde ilk iş olarak daha önce Tibet’te yaptığı gibi tüm bölgeye polis karakolları inşa etti. Sığınak tipi, zırhlı, barikatlı ve ağır silahlarla korunan karakollar her belde köy ve kasabaya yayıldı.

Çın ayrıca, Almanya’da Nazi dönemindeki “Blockleiter” adı verilen mahalle sorumlusu partililere benzer müfettişler görevlendirdi. Bu görevlilerin ailelerin evlerine girerek onları sorgulama yetkisi bulunuyor.

Toplumsal kontrolü artırmak için vatandaşlar birbirleri hakkında muhbirlik yapmaya zorlandığı iddia edildi. Der Spiegel muhabirlerinin konuştuğu vatandaşlardan biri, mahalle müfettişinin kendisine artık komşularından sorumlu olduğunu, eğer komşusu yanlış bir şey yaparsa bundan kendisini sorumlu tutacağını söylediğini savundu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bir süre önce yayınladığı raporda, son iki yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbiri” adı altında suçsuz yere alıkonulduğu, siyasi açıdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın “siyasi eğitim merkezleri” denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği iddialarına yer verilmişti.​

Avrupa Birliği (AB) de Çin ile yapılan İnsan Hakları Diyaloğu toplantısında Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki “siyasi eğitim merkezleri”nin endişe kaynağı olduğunu vurgulamıştı.

About admin