Home » Makale ve Analizler » Doğu Türkistan gönülden de ırak olmasın

Doğu Türkistan gönülden de ırak olmasın

Bundan yıllar önce dünyadaki Müslümanlardan doğru bilgiler alabilmek neredeyse imkânsızdı. Doğru dürüst, ideal denilebilecek yazılı basınımız olmadığı için de Radyoları dinleyerek kıyas yolu ile bilgi almaya çalışırdık.

İbrahim Kiliç

Uluslararası haber ajanslarının tamamı batılı güçlerin elindeydi. Teknolojinin gelişmesi ile bilgi alma imkânları çok fazla gelişti Ama belli yerlerle ilgili farklı sebeplerden mütevellit doğru ve temiz bilgi alabildiğimizden hala şüpheliyim.

Bizden kilometrelerce uzaktaki Doğu Türkistan’dan bizim kriterlerimize uygun, temiz ve doğru haber ve bilgi akışı hala sağlanabilmiş değil. Dönem dönem spekülatif haber bombardımanlarına maruz kalıyoruz. Kirli ve yanlış bilgilerin çoğunluğunun başta Komünist Çin Yönetimi olmak üzere,  Çin ile rekabette olan ülkeler tarafından yayıldığı bilgisini alıyoruz. Hal böyle olunca eksik ve yanlış bilgiler kafa karıştırmaya ve arzulanan alakanın oluşmamasına sebep oluyor.

Türkiye’den o bölgeyi okumaya çalışanlarda da bir taraf tutma söz konusu. Ya Çin yanlısı ya da Çin karşıtlığı bariz şekilde belli olan yorumlara da asla güvenemiyoruz. Doğu Türkistan’ı işgal etmiş olan Çin’in kapalı ve baskıcı bir yönetime sahip olmasından dolayı oradaki Müslümanlardan doğrudan haber almayı ve her şeyi zorlaştırıyor.

Her ne olursa olsun Doğu Türkistan’da bir dram yaşandığı inkâr edilemez bir gerçek. Komünist Çin yönetimi tarafından izole edilen Doğu Türkistan’da kaç kişin toplama kamplarında-cezaevlerinde bulunduğunu (rakamların 1 milyonu aştığı söyleniyor), kaç kişinin sürgüne yollandığını, parçalanmış aileleri, inanç ve ibadetlere ne oranda yasak getirildiğini vs. bilgileri tam olarak öğrenemiyoruz.

“Kardeşlik Bağlarını Geliştirme Projesi” ve ‘dini aşırılıklarla mücadele’ adı altında zulmün boyutları her geçen gün daha da artırılıyor. Çin Komünist Partisi’nin 19. kurultayının ardından baskı, sindirme ve asimile etme çabalarının dayanılmaz boyutlara ulaştığı haberleri üzüntümüzü kat be kat artırıyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere gerektiği kadar ilgi gösteren yok. Kimse Doğu Türkistan’da gerçekte ne olduğuna bakmıyor. Bakıyormuş gibi görülenler de oradaki zulmü görmüyor.

Ve dünya dengeler uğruna orada yaşananları görmezden gelmeye devam edeceğe benziyor.

Çin kamplarında Doğu Türkistan’da din bilginleri ve bilim insanları dahil herkese karşı soykırım artarak devam ediyor. Doğu Türkistan’ın önde gelen din âlimlerinden Urumçi İslam Enstitüsü eski Rektörü ve Kur’an-ı Kerim’in mealini ilk kez tercüme eden Muhammed Salih Damollam’dan sonra bu kez ünlü Uygur tıp doktoru Prof. Dr. Halmurat Gafur’unda katledildiği haberini aldım ama teyit etmem bir o kadar güç oldu, zaman aldı. Pek çok yerde bu haber hala yok. Oradan çabucak doğru bilgi alabilmek neredeyse imkânsıza yakın.

Doğu Türkistan’da Urumçi Tıp Üniversitesi Rektörü ünlü Tıp adamı ve bilim insanı Prof. Dr. Halmurat Gafur tutulduğu Çin Toplama Kampında kendisine yapılan insanlık dışı işkencelere dayanamayarak vefat etmiş. Allah rahmet eylesin.

Bizim elimizden de orada türlü zulümler gören kardeşlerimiz için maalesef dua etmekten başkaca bir şey gelmiyor.  Allah (cc) ümmetin kalbi ve son kalesi Türkiye’nin gücüne güç katsın, dünyanın dört bir yanında gözlerden de ırak türlü zulümlere maruz kalan mazlumlara da yardım etsin, bir çıkar yol versin inşallah.

Kaynak: Diriliş Postası

About admin

By admin