Home » Haberler » Uygurlu Müslümanlar artık ”yeter” dedi!

Uygurlu Müslümanlar artık ”yeter” dedi!

İşgalci Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki baskı, zulüm, asimilasyon, soykırım ve insanlık dışı cinayetlerini uluslar arası toplumun gündemine bir kez daha taşımak için İstanbul Taksim’de hanımlar tarafından eylem düzenlendi.

Doğu Türkistan Teşkilatlar Birliği öncülüğünde ‘’Bir Adım-Bir Ses/Bir Kadem-Bir Avaz’’ sloganı ile Doğu Türkistanlı hanımların yaşadıkları ülkelerde 15 Mart günü etkinlikler düzenlendi.

Türkiye’de yaşamakta olan Doğu Türkistanlı hanımlar ise Beyoğlu Tünel Girişi’nde toplandı.

Toplanan grup kortej oluşturarak  sloganlarla birlikte Galatasaray Lisesi’nin önüne yürüdü.

Galatasaray Lisesi önünde toplanan grupla beraber, Doğu Türkistan Teşkilatlar Birliği Adına Münevver  Özuygur basın açıklamasını okudu

‘’Uygurlara Asimileyi Durdur’’,’’Doğu Türkistan Çin’in Parçası Değildir ’’,’’Uygurları Gözaltına Almayı Durdur’’,’’Zulme Susmak Zalimliktir’’ pankartları açılıp,’’Çocukları Tutuklamayı Durdur’’,’’Doğu Türkistan’daki Zulmü Durdur’’,’’Uygurlara Baskı Yapmayı Durdur’’,’’Biz Özgürlük İstiyoruz’’,’’İnsan Hakları Nerede?’’ gibi  dövizler taşınırken, ‘’Mazlumlar Burada İnsan Hakları Nerede’’,’’Yaşasın Özgür Doğu Türkistan’’,’’Yaşasın Bağımsız Doğu Türkistan’’,’’Hak Hukuk Adalet Türkistan’a Hürriyet’’,’’Katil Kızıl Çin Türkistan’dan Defol’’  sloganları atıldı.

Doğu Türkistan Teşkilatlar Birliği Adına Münevver Özuygur’un yaptığı basın açıklaması:

Saygıdeğer Basın Mensupları,Kıymetli Misafirler,Doğu Türkistan Teşkilatlar Birliği öncülüğünde tertip edilen bu yürüyüşe katıldığınız ve sesimizin duyulmasına verdiğiniz katkı dolayısıyla sizlere milletimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz.

‘’Bir Adım-Bir Ses/Bir Kadem-Bir Avaz’’ sloganı ile gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle işgalci Çin idaresinin Doğu Türkistan’daki baskı,zulüm,asimilasyon,soykırım ve insanlık dışı cinayetlerini uluslar arası kamuoyunun bir kez daha gündemine taşımak ve doğu Türkistan’da kadın olmanın zorluklarına dikkat çekmek istedik.Son 6 aydır Doğu Türkistan’da neler oluyor?Kaç ananın yüreği sızlıyor,gözyaşı dinmiyor? Kaç evlat anasız babasız kaldı?Kaç hane söndü haberiniz var mı?

Doğu Türkistan’da yaşayan 40 milyona yakın Müslüman kardeşimizin durumuna  ne kadar daha sessiz kalınacak?Hür dünyanın bekçileri(!) ,demaokrasi havarileri,insan hakları savunucuları ne kadar daha bu zulme üç maymunu oynayacak?Duyun artık sesimizi;din adına,millet adına ve dahi kaldıysa insanlık onur ve şerefi adına…Kadin Türk-İslam beldesi can Doğu Türkistan’ımızda ‘’eğitim kampı’’adı altında 1 milyondan fazla kardeşlerimiz süresi belirsiz bir şekilde ,dinsizleştirme,milli kimliklerinden uzaklaştırma,beyin yıkama,bir nevi ‘’ikna kampları’’nda inim inim inlemektedirler.21.yüzyılın hür dünyasında Doğu Türkistan’da tüm iletişim vasıtaları erişime kapatılmış vaziyettedir.İnternet çalışmamakta,telefon mesajlaşmaları kontrol edilmekte,sosyal medya kullanılmamaktadır.
Telefonlarında dini ve ya milli ifadeler bulunanlar tutuklanmakta,hapse atılanlardan bir daha haber almak neredeyse imkansız hale gelmiştir.Hapse atılmış evlatlarının,eşlerinin naaşlarına ulaşabilenler ise kendilerini şanslı görmekteler.

Bu yönüyle  Doğu Türkistan hür dünyadan tecrit edilmiş bir nevi açık hapishaneye çevrilmiş durumdadır.Saygıdeğer basın mensupları,değerli misafirler,Çin idaresinin Doğu Türkistan’da akla ziyan son projesi akrabalık bağlarının geliştirilmesi adı altında ‘’Kardeş Aile’’ projesi yürütülmektedir.Bu bahane ile hapse atılan erkeklerin evlerine Çinli erkekler yerleştirilmekte,namahrem bir yabancı erkekle aynı evde yaşamak zorunda bırakılan kardeşlerimiz özel hayatları didik didik edilmekte,bu suretle gündelik hayatın 24 saatinde ailelerimiz kontrol altında tutulmaktadır.

Her birey bu vasıta ile günlük hayatlarının normal seyrinde devam ettirilmeye zorlanmakta,bu vesile ile iki farklı toplumu kaynaştırmak suretiyle rehabilite etmeye çalışmaktadırlar.

Doğu Türkistanlıların evlerine yerleştirilenlerin ailelerimizi kendi hizmetçileri gibi kullanmaları yetmiyormuş gibi,tecavüze uğrayan kadınlarımız ve genç kızlarımızın utançla yaşamaktansa intihar etmeyi yeğledikleri haberlerini almaktayız. Hangi vicdan sahibi bir insan bu yüzkarası,insanlıktan nasibini almamış insan kılıklı yaratıkların yaptıklarına göz yumabilir,bunlara göz yumanlar nasıl insanız diyerek ortalıkta dolaşabilir. Hapse atılan kardeşlerimizin maalesef birçoğundan haber alınamamaktadır.

Ailelerine birçoğunun ölüleri dahi haber verilmemekte,hapishanelerde işkenceden hayatlarını kaybedenlerin sayıları endişe verici boyuta ulaşmış durumdadır. Ölülerinin naaşlarını almaya gidenlere çıkarılan güçlükler ciltler dolusu kitaplar yazılacak boyutlara varmıştır. Naaşları  teslim alınan kardeşlerimizin bir çoğunun iç organlarının boşaltılmış olduğu haberleri bizleri derin endişelere sevk etmektedir. Artık sesimizi,avazımızı duyun, Artık sabrımızın kalmadığını,yüreklerimizin parçalandığını görün, Artık kadim Doğu Türkistan’ımızda olup bitenleri dile getirin,Artık ben insanım diyen herkesten Doğu Türkistan’da yaşatılan bu insanlık suçlarına karşı üç maymunun oynanmamasını,din adına,millet adına ve dahi insanlık adına arz ve talep ediyoruz.

Bir milyon Doğu Türkistanlı terbiye merkezleri adı altında Nazi kamplarında insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmamaktadırlar. Şu anda açık cezaevi haline getirilen Doğu Türkistan’da anneler ve çocuklar ağır travmalar yaşamakta,daha kaç nesil bedel ödeyecek ve buna sessiz kalacağız.

Unicef’İ göreve çağırıyoruz milyonlarca çocuk psikolojik olarak bunalım yaşamaktadır.BM ve Unicef’ten acil olarak bağımsız gözlemci gönderilmesini talep ediyoruz.
Saygılarımızla

About admin

By admin