Home » Makale ve Analizler » Çin ve ABD istihbarat savaşları ve Türkiye!

Çin ve ABD istihbarat savaşları ve Türkiye!

Çin istihbaratı MSS’nin Türkiye’de faaliyetleri biliniyor. İstihbarat raporlarında Çin gizli servisinin Türkiye’den devşirdiği birçok ajanını uluslararası Pekin radyosunun Türkçe bölümünde istihdam ederek, Türkiye yapılan Türkçe yayınlarda propaganda ajanı olarak kullandığı bilgileri mevcut.

Ömür ÇELİKDÖNMEZ

Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkiler 1971’den günümüze devam ediyor. 2010 sonrası iki ülke arasında ilişkiler, “Stratejik İşbirliği” düzeyinde. Türkiye ve Çin yakın işbirliğini BM, G20, CICA, ŞİÖ, AIIB, APSCO gibi çok taraflı platformlarda da sürdürmekte. Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC); Türkiye’nin, Almanya ve Rusya’dan sonra dünyada üçüncü Uzak Doğu’da ise en büyük ticari ortağı durumunda. Türkiye’de 31.12.2013 tarihi itibarıyla 540 adet ÇHC sermayeli şirket kayıtlıdır (büyük çoğunluğu toptan ve perakende ticaret sektöründe); ÇHC menşeli 23 adet de irtibat bürosu mevcuttur. Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre son 7 yılda (2007-2014 Mart) Çin sermayeli şirketler için 20 adet teşvik belgesi düzenlenmiştir. Söz konusu belgelerde öngörülen yatırım tutarı yaklaşık 93 milyon TL seviyesindedir. Ekonomi Bakanlığından alınan bilgiye göre, ÇHC’de faaliyet gösteren 37 adet yatırımcı Türk firmasının toplam yatırım tutarı 396,3 milyon ABD doları değerindedir. Ayrıca, dünyada alanında ön sıralarda yer alan Çin ve Türk inşaat sektörleri üçüncü ülkelerde de işbirliğine başlamıştır. 2014’te 199.746 ÇHC vatandaşı ülkemize gelmiştir. Global medya grubu CRI’nın (China Radio International – Çin Uluslararası Radyosu) Türkiye’deki uzantısı CRI TÜRK, Türkiye medya pazarına ”merhaba” dedi. CRI TÜRK Fm, Türkiye’de İstanbul – Ankara ve İzmir’in dışında toplam 11 metropol merkezde yayın yapan ulusal bir radyo kanalı olarak faaliyet ediyor. Üç il dışında, Antalya – Bodrum – Gaziantep – Eskişehir – Adana- Kocaeli – Tekirdağ– Bursa – Kayseri illerinde yayın yapan CRI Türk FM, tarzında Türkiye’nin en geniş kapsamlı yayın yapan radyosu olarak pazara giriş yaptı. CRI TÜRK FM aynı zamanda Türksat uydusu ile de yayınlarını geniş kitlelere ulaştırıyor ve Türkiye ile Çin arasında bir köprü olmak amacını taşıyor. Türkiye aracılığı ile Çin’e ve Asya’ya sunulmak istenen haberlerin aracılığını da üstlenen radyo, bu konuda bir haber ajansı gibi de çalışıyor. Ürettiği özel haberleri hem Türkiye’de hem de Çin ve Asya bölgesine İngilizce ve Türkçe dillerinde servis ediyor.
Çin istihbaratı MSS’nin Türkiye’de faaliyetleri biliniyor. İstihbarat raporlarında Çin gizli servisinin Türkiye’den devşirdiği birçok ajanını uluslararası Pekin radyosunun Türkçe bölümünde istihdam ederek, Türkiye yapılan Türkçe yayınlarda propaganda ajanı olarak kullandığı bilgileri mevcut. Çin Halk Cumhuriyeti, 1960’lı yılların sonlarından itibaren Türkiye’deki casusluk faaliyetleri iki ayrı yönden müdahale etmektedir: birincisi, Türkiye’de “Maocu” olarak ortaya çıkan yapılanmalara tam bir lojistik destek vermek; ikincisi ise, daha önce Türkiye’ye göç etmiş Doğu Türkistan cemaatini kontrol altında tutmak! Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne bağlı MSS (Devlet Güvenlik Bakanlığı), Guoanbu (Guojia Anquan Bu), MPS (Kamu Güvenlik Bakanlığı), Halk Kurtuluş Ordusu bünyesi içindeki 8341 Unit-Central Security Regiment örgütünün İkinci Departmanı ve Uluslar arası İrtibat Departmanı ve Yeni Çin Haber Ajansı (Xinhua), Türkiye ile ilgili tüm istihbarat ve ajitasyon faaliyetlerinden sorumlu. Çin İstihbaratının faaliyet gösterdiği 50’nin üzerindeki ülke arasında Türkiye ön sıralarda. Servisin, Yeni Çin Haber Ajansı’nın yanı sıra, yönetim ve uluslararası ilişkiler alanlarında elemanlarına akademik düzeyde eğitim veren iki enstitüsü bulunuyor. Çin Servisi’nin Batı’daki en önemli partneri, Almanya Dış İstihbarat Servisi olan BND (Bundesnachrichtendienst), Ortadoğu’daki ise İran gizli servisi VAJA / VEVAK / MOIS’dir. Almanya, İran ve Çin ekseninde en önemli hedef ülke ise jeopolitik konumundan dolayı Türkiye’dir. Ancak Alman iç istihbarat kurumu BfV’ın, Almanya’da casusluk faaliyetinde bulundukları belirlenen Çinli kişi ve kurumları ifşa etmesi düşündürücü. BfV, açıkladığı Çinlilerin açtığı LinkedIn hesaplarının sahte olduğunu ve Alman yetkililer hakkında hassas bilgileri toplamak amacıyla kullanıldığını açıkladı. “Çin istihbaratı, LinkedIn gibi sosyal medya platformlarında aktif bir faaliyet içerisinde. Bu yolla istihbarat toplamaya çalışıyorlar.” denildi. 9 aylık bir inceleme sonucunda Almanya’da 10 bini aşkın kişinin danışmanlık firmaları, düşünce kuruluşları ve bilim adamı gibi hesaplarca hedef alındığı belirtildi. CIA daha önce Çinli istihbarat örgütlerinin Amerikalı gençleri casus olarak kullanma girişimlerinin olduğu uyarısında bulunmuştu.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin güvenlik (istihbarat) teşkilatı; Pekin’de Kamu Güvenliği Bakanlığı’na yakın bir merkezde Devlet Güvenlik Bakanlığı (MSS) karşı istihbarat, yabancı istihbarat ve siyasi güvenlikten sorumlu istihbarat kurumudur. MSS, tutuklama veya savcılıklar ve mahkemeler tarafından aynı gözetimde devlet güvenliğini ilgilendiren suçlara ilişkin düzenli polis olarak insanları gözaltına almada yetkilidir. Devlet güvenlik bürolarının ağı ve Devlet Güvenlik Bakanlığı, kamu güvenliği bürolarının ayrı ancak paralel ağ ile karıştırılmaması gerekir, olağan güvenlik (devlet güvenliği olmayan) için sorumlu olan Çin Halk Cumhuriyeti, Kamu Güvenlik Bakanlığı tarafından ulusal düzeyde uygulanan polislik ve ilgili idari konularda karar yapıcı olarak bir görev üstlenir. İki sistem yerel düzeyde her ne kadar büyük ölçüde iş birliği ve sık sık kaynaklarını paylaştırmayı gerektirse de, idari olarak ayrıdır. MSS kontrolü altında Çin istihbarat ajanları, geçmişte ABD İstihbarat örgütlerine karşı etkili bir başarı elde etmiştir. Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi ve Ulusal Güvenlik Bakanı Komutanlığı Siyaset ve Hukuk Komisyonu Genel Sekreteri Liu Fuzhi’ye göre, MSS’nin görevi, “düşmana karşı etkin önlemlerle devletin güvenliğini sağlamak” ajanlar, casuslar ve Çin’in sosyalist sistemini sabote etmek veya devirmek için tasarlanmış karşı-devrimci faaliyetler.” MSS’nin temel misyonlarından biri, yurt dışındaki çeşitli ülkelerdeki hedeflerden yabancı istihbarat toplamaktır. Birçok MSS acentesinin Çin Büyükşehir Bölgesi’nde (Hong Kong , Makao ve Tayvan ) faaliyet gösterdiği ve dünyanın birçok yurtdışı Çin topluluğuna entegre oldukları söylenir. Bir noktada, ABD, Kanada , Batı ve Kuzey Avrupa ve Japonya’da işadamı, bankacı, akademisyen ve gazeteci olarak resmi olmayan kapak altında faaliyet gösterirler. Çin istihbaratının ana sorumlulukları siyasi güvenlik, yabancı ülkelerde karşı istihbarat, Çin halkını korumak, yabancı casuslar ile hükümeti devirip devrim yapmak isteyenlerin faaliyetlerini önlemektir. İstihbarat örgütlerinin “sanayi ve ekonomi casusluğu ” Çin’in artan ekonomik gücüyle birlikte, casusluk iddiaları da yoğunluk kazanıyor. Çünkü Çin, tüm dünyaya, bilhassa çok yakın dost, stratejik müttefik, ticari ortak ve diğer parlak cümlelerle kendisine inandırdığı ülkelere en çok ajan-casus ihraç eden ülke. Çin istihbarat örgütü, yüksek nitelikli bazı Çinli çalışanlarla bağlantı kuruyor.

Çin istihbaratı, yurtdışındaki Çinli öğrenci, bilim insanı ve kalifiye çalışanları, “amatör-casus” olarak görevlendiriyor. Örneğin Almanya’da üniversite eğitimi gören ya da bilim insanı sıfatıyla araştırma departmanlarında çalışan Çinliler, istihbarat topluyor. İngiltere iç istihbarat servisi MI5, yıllar önce 300 büyük şirketi, Çin hükümetinin yürüttüğü ekonomik casusluk faaliyetlerine karşı uyarmıştı. Çin askeri istihbaratının desteğiyle yürütülen casusluk faaliyetlerinin doğrudan İngiliz şirketlerinin sırlarını hedef aldığı, bu bağlamda özellikle ekonominin kalbini oluşturan büyük bankalar ve finans sistemlerinin bilgisayar sistemlerinin de saldırıya maruz kalabildikleri ve saldırıdan özellikle Çin ile iş yapan firmaların etkilendiği de belirtilmişti. Çin’in ABD’de 25 binin üzerinde istihbarat görevlisi ve 15 binin üzerinde görevlendirilmiş ajanı olduğu söyleniyor. Çin istihbaratı tarafından yetiştirilen ajanlar, Asyalılarla sınırlı değil, bütün etnik gruplardan eleman mevcut ve Çin istihbaratının birinci önceliği silahlarla ilgili teknolojileri ele geçirmek.

Çin ve ABD gizli servisleri arasında kıyasıya kanlı bir savaş bir sürüyor. Çinliler ABD’li meslektaşlarına karşı oldukça başarılı. Birkaç yıl önce ABD Personel İdare Dairesi’nin (OPM) “çok hassas verileri” içeren veri bankalarına yönelik iki saldırı gerçekleşmiş, Çin bağlantılı hackerlar Amerikan hükümeti personelinin verilerini elde etmişti. Çalınan veriler arasında Amerikan istihbaratı CIA ajanlarının verileri de bulunuyordu. 1980 sonrası Çin’in ABD’ye yerleştirdiği ajanları için ev, araç ve diğer harcamaları için ayırdığı bütçenin 30 milyon dolar civarında olduğu iddia edilmişti. Bu rakam 2000’lı yıllarda 2 milyar dolara, 2010 dan sonra ise 3 milyar dolara çıkmıştır. Son 2 yıl içinde 44 Çin ajanı ABD’de tutuklanmış ve yargılamalar sonucunda 15 yıldan başlayıp muhabbet hapse kadar çeşitli ağır cezalara çarptırmıştır. Son 10 yılda Avusturalya’da bin, Kanada’da ise bin 500’e yakın Çin ajanı yakalanarak cezaevine konulmuştur. Çin’in en çok casusluk ağının bulunduğu ülkeler Hongkong, Tayvan, Singapur, Japonya, Filipinler, Malezya, Endonezya, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleridir. Çin, 2010-2012 yılları arasında 18 ila 20 kişinin CIA için muhbirlik yaptığını tespit etti. Çin iki yıl içerisinde Amerikan istihbarat servisi CIA için çalışan 20 kişiyi ya öldürdü ya da tutukladı. Yakalananlardan 12’sinin öldürüldüğü, geriye kalanların cezaevine konduğu belirtiliyor. ABD’nin Çin’de 2010 yılına kadar iyi çalışan muhbir ağı, ağır bir darbe aldı. Geçmişte CIA eski ajanı Aldrich Ames ve FBI eski ajanı Robert Hanssen bildiklerini Rus istihbarat servislerine ileterek çok sayıda Amerikan ajanının yakalanmasına sebebiyet vermişti. Yakalananların en az 10’u idam edilmişti. 02.08.2016’da ABD’nin New York kentinde görev yapan bir Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanı, ülkesine ait ‘hassas’ bilgileri Çin’e vermek suçundan tutuklandı. FBI’de elektronik teknisyenliği yapan ve ‘hassas ve gizli bilgiye erişim’ konusunda görevli asıl adı Kun Shan Chun olan Joey Chun, Çin’e hassas bilgileri vermekle suçlandı. İki federal savcının ve iki Adalet Bakanlığı Karşı-İstihbarat ve İhracat Kontrol Bölümü avukatının onayından geçen suçlamaya göre, 1969 Çin doğumlu olan ve 1997’den bu yana FBI’de görev yapan Çin asılı Chun, aralarında Çin devlet yetkililerinin de bulunduğu bazı kişilerle ve firmalarla temas kurdu. Chun, FBI’ya bu konularda yanlış bilgi verdi.

Çinli yetkililere istihbarat vererek CIA’in Çin’deki casuslarının öldürülmelerine yol açmakla suçlanan eski üst düzey CIA yetkilisi Jerry Chun Shing Lee, Çin’den ABD’ye dönüşte tutuklandı. Ancak vaka, hala bazı yönlerden gizemini koruyor. ABD vatandaşı ve eski CIA ajanı Jerry Chun Shing Lee, hayatını devam ettirdiği Hong Kong’dan pazartesi günü New York’a uçtu, ancak JFK Havaalanı’nda yakalandı. 1982-86 arası ABD ordusunda görev yapan Jerry Chun Shing Lee, 1994’te girdiği, 13 yıl çalıştığı CIA’de en gizli bilgilere erişim yetkisi elde etti ve pek çok gizli anlaşmaya imza attı. 2007’de CIA’den ayrılıp Hong Kong’a giden Jerry Chun Shing Lee (namı diğer Zhen Çeng Li), Çin’deki Amerikan casuslarıyla ilgili bilgileri 2010’dan itibaren Pekin’le paylaşmaya başladı. Bu yüzden Çin’de ABD hesabına çalışan yaklaşık 20 kişinin öldürüldüğü ya da hapse atıldığına dair haberler basına yansımıştı. Vaka, Amerikan istihbaratının son dönemdeki en büyük fiyaskosu olarak kayıtlara geçti. ABD Adalet Bakanlığı, salı günü mahkemeye çıkarılan Lee’yi, ulusal savunma bilgilerini yasadışı biçimde ele geçirmekle resmen suçladı. 53 yaşındaki Lee, bundan mahkum olursa en fazla 10 yıl hapse çarptırılabilir. Ölüm cezası istenebilen casuslukla suçlanmaması dikkat çekti. CIA’in Çin’deki casuslarının öldürülmesi üzerine çıkılan ‘köstebek avında’ FBI tarafından üzerine çarpı atılan Lee, 2012’de sahte bir iş teklifiyle kandırılmış ve ABD’ye gelmesi sağlanmıştı. Bu vesileyle FBI ajanları, Lee’nin kaldığı otel odalarını aradı ve CIA casuslarının gerçek isimleri, telefon numaraları, kullandıkları gizli tesislerin adresleri, toplantı ve operasyon notlarını içeren iki defter buldu. FBI ajanları tarafından sorgulanan Lee’nin 2013’te Hong Kong’a dönmesine neden izin verildiği ve Lee’nin zanlı konumunu bilmesine rağmen niye ABD’ye geri döndüğü ise gizemini koruyor.

 

 

About admin

By admin