Home » Haberler » Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Yeni Uygulamalar Tartışılıyor

Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Yeni Uygulamalar Tartışılıyor

Çin’in Şincan diya adlandırılan Doğu Türkistan bölgesinde yetkililer bu ay “yakınlar haftası” adlı yeni bir program başlattı. Program uyarınca yerel kamu görevlilerinin kırsal bölgelerdeki Uygur aileleriyle bir hafta vakit geçirmesi öngörülüyor.

Resmi olarak bunun etnik uyumu teşvik edeceği belirtilirken, bu hareket gözlemciler tarafından Müslüman azınlıkla ilgili istihbarat faaliyetlerinin arttırılması olarak yorumlanıyor. Bunun da etnik gerilimi azaltmak yerine arttırabileceği yorumları yapılıyor.

11 Aralık’tan başlayarak Doğu Türkistan olarak bilinen kuzeybatı eyaletinden yüzlerce kamu görevlisi, ülkenin diğer ucuna gitti ve bir hafta boyunca Uygur aileleriyle kaldı. Devlet medyasına göre bu görevliler Uygur ailelerle birlikte yiyip içerek etnik grupla adeta bir aile ilişkisi kurdu.

Gözlemciler, bu görevlilerin belli bir bölümünün etnik Uygurlar veya Uygurlar’ın uzak akrabaları olduğunu,çoğunun yerel yönetimlerde çalışan Çinli Han grubundan oluştuğunu belirtti.

Yabancılar ya da yakınlar?

Bu da Uygur bölgesine gönderilen görevlilerin çoğunun farklı kültürel ve dini geleneklere sahip yabancılar olduğunu gösteriyor. Sürgündeki Uygurlar’ın kurduğu, merkezi Almanya’daki Dünya Uygur Kongresi’inden Dilxat Raxit, çoğunun tamamen yabancı olduğunu, farklı kültür ve dini gelenekten geldiğini, aynı zamanda Uygurlar’a karşı gizli siyasi gündemleri bulunduğunu kaydediyor.

Raxit, “Asıl amaçları Uygurlar’ın dinle ilgili eğilimlerini incelemek. Uygur ailelerinin evde Kuran ya da bir başka kitap bulundurup bulundurmadıklarını kontrol edecekler” dedi.

Raxit ayrıca Uygurlar’ın bu görevlileri evlerinde ağırlamaktan başka seçenekleri olmadığını söyledi. Raxit, bu görevlilerin aynı zamanda, ev bazlı propagandanın sözcüleri olarak da hizmet verdiğini belirtti.

Raxit’e göre uygulama Şincan Uygur Otonom Bölgesi parti genel sekreteri Chen Quangua liderliğinde düzenlenen bu yöndeki ilk program. Eski bir asker olan Quangua sonradan politikaya girmiş. Ağustos ayına kadar Chen, beş yıldır Tibet Otonom Bölgesi parti sekreterliğini yürütüyordu.

Artan müdahalecilik

Alman araştırmacı Adrian Zenz, ‘Yakınlar Haftası’ programını arttırılmış müdahalecilik olarak niteliyor. Bunun yeni bir gelişme olmadığını belirten Zenz, Chen’den önce Zhang Chunxian döneminde uygulanan benzer güvenlik önlemleri ve sosyal kontrollara dikkat çekiyor.

Zenz, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Bu bariz bir şekilde istihbaratı da kapsıyor. Bilgi almak istiyorlar, aşırıcılık olarak nitelenen sorun belirtileri arıyorlar” dedi.

Zenz, bundan önce Şincan’daki onbinlerce kamu görevlisinin, köylerde yaşamaya gönderildiğini, yerel yönetimleremuhtemel etnik gerginliği daha iyi kontrol altında tutabilmek için yardım ettiğini söylüyor.

Araştırmacılar Chen’in baskısındaki Şincan’da güvenliğin her zamankinden daha sıkı olduğunu belirtiyor.

Alman uzman Zenz’in araştırması, Chen’in geçen yıla oranla polis varlığını arttırdığını gösteriyor. Bölgesel yönetim, 90 binden fazla güvenlik görevlisi alıyor. BSu rakam, 2009’daki Urumçi olaylarındaki polis sayısının neredeyse 12 katı.

2009 Haziran ayında Urumçi’de Uygurlar tarafından başlatılan protesto gösterileri bir dizi şiddet olayına dönüşmüş, yetkililer 197 kişinin hayatını kaybettiğini, 1,721 kişinin de yaralandığını açıklamıştı.

Dünyada ‘en sıkı kontrol edilen yer’

Wall Street Journal’da yayınlanan bir haberde Şincan’ın başkenti Urumçi, dünyada en sıkı kontrol edilen yerlerden biri olarak nitelendi. Haberde, sivillerin ve ziyaretçilerin her gün birçok kez polis kontrol noktalarından, güvenlik kameralarından, yüzlerini, gözlerini ve bazen bütün vücutlarını tarayan makinelerden geçtikleri belirtiliyor.

Raxit, bu tür sistematik baskının sonunda bölgede etnik gerilimi arttıracağını düşünüyor.

Raxit, “Bu tür siyasi manevralar istikrara hizmet etmez. Tam tersine Hanlar ve Uygurlar arasında gerilimi arttırır” dedi.

Uygur militanlığı

Uygur militanları Çin ve Çin dışında bir dizi öldürücü saldırı düzenledi. 2014’te Yunnan eyaletinde düzenlenen bıçaklı saldırıda 30’dan fazla kişi hayatını kaybetti. 2015’te Bangkok’da bir türbeye yapılan saldırının amacının 109 Uygur mültecinin Tayland’dan Çin’e geri gönderilmesi olduğu kaydedildi.

Alman uzman Zenz, Chen’in artan güvenlik önlemleri ve stratejilerinin kısa dönemde başarı sağlayabileceğini, fakat uzun zamanda istikrarsızlığa neden olacağını düşünüyor. Zenz, bu önlemlerin etnik riskler, Hanlılar’ın yabancılaşması ve ekonomik riskler doğuracağını kaydediyor.

Zenz, “Büyük baskı uzun dönemde güçlü bir risk oluşturacak. Baskı herkes tarafından hissediliyor. Bu Hanları da etkiliyor. Şincan’daki Hanlar yerel yönetim için çok önemli. Yani onları yabancılaştırmak önemli bir risk” dedi.

Han yabancılaşması

Şincan’daki bazı Han Çinlileri’nin geçen yıl bölgeden ayrılması, emlak sektörüne ağır darbe vurdu. Zenz’in çalışmasına göre emlak yatırımları, Hanlar’ın çoğunlukta olduğu Urumçi ve Karamay’da yüzde 15 ve yüzde 22 azaldı.

İnternette ‘Yakınlar Haftası’na yönelik yorumlar programı destekler nitelikte. Alaylı cümleler kuranlarsa azınlıkta.

Çin’in twitter benzeri Weibo platformunda bir kullanıcı “Parti sekreteri Chen, Mao’nun uygulamalarını hayata geçiriyor” şeklinde paylaşımda bulundu. Bir diğeriyse “Bizi yaşam boyu yakın kılan bir aile bağı kuruldu. Uyumu güçlendirmek için birbirimize yardım etmeliyiz” dedi.

Ancak bir kullanıcı yerel yönetime verdiği dilekçenin bir haftadan fazla süredir yanıtlanmamasından şikayetçi. Sözkonusu kullanıcı, “Bütün kamu çalışanları kırsal kesime mi gitti?” şeklinde soru sordu.

kaynak: amerikaninsesi.

About admin