Menü
Kategoriler
‘Orta Asya değil, Türkistan demeliyiz’
6 Kasım 2017 Makale ve Analizler

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Selçuklu Salı Sohbetleri’nde,  “Vefatının 11. Yılında Türkistan Dâvasının Yılmaz Neferi Dr. Baymirza Hayit” anıldı.

NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Özcan, konuşmasına “Eğer BaymirzaHayit bir Yahudi olsaydı, onun hayatı, senaryolaştırılarak filme alınır ve Oscar dahil ne kadar ödül varsa hepsini toplardı” şeklinde başladı. 17 Aralık 1917’de Türkistan’ın Yerçek köyünde dünyaya gelen BaymirzaHayit’in hayatının bir dram ve trajedi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kemal Özcan, Hayit’in daha 7 yaşlarındayken bir kurban bayramı günü sabah babasıyla birlikte bayram namazına gittiklerinde evlerine,Türkistan’ın istiklâli için millî ayaklanma başlatan ve Rusların “Basmacı Hareketi” dedikleri mücadelede bir Sovyet askerinin, “Komutanımız Frunze, evlatları cephede olan ailelere bayram hediyesi gönderdi” diyerek bir kutu bıraktığını belirterek “Baymirza ve babası camiden döndükten sonra masanın üzerinde duran kutuyu açtıklarında, Basmacı Hareketine katılan ağabeylerinden birinin başıyla karşılaşıyorlar. Bunu Mehmet Niyazi Özdemir, “Bayram Hediyesi” adı altında bir hikâye kitabında yayınlıyor. Hayit daha yedi yaşında iken böyle bir trajediyle karşılaşıyor” dedi.

ANAVATANINA 52 YIL SONRA KAVUŞTU

Aslen Kıpçak Türk’ü olan BaymirzaHayit’le, hakkında bir tez araştırması yaparken röportaj yaptığını belirten Özcan, Ruslarla ilgili sorduğu bir soruya karşılık “Benim Ruslara karşı bir kinim ve nefretim yok. Benim mücadelem, benim nefretin Sovyet rejiminedir. Komünist sistemedir. Yoksa benim Ruslarla bir alıp veremediğim yok” cevabını aldığını ifade etti. Hayit’in üniversitede okurken Özbekistan’ın milliyetçi aydınlarıyla tanıştığını ve kendisinin milli duyguları ile fikri yapısının oluşmasında bu aydınların son derece önemli rol oynadığını kaydeden Özcan, Baymirza’nınesir düştüğü Alman kamplarındaki mücadele içinde geçen hayatından kesitler de sundu. Hayatında üç kere ölümden dönen Hayit’in, bir Alman kadınla yaptığı ikinci evliliğinden üçü kız altı çocuk babası olduğunu kaydeden Özcan, BaymirzaHayit’in 31 Ekim 2006’de 89 yaşında vefat ettiğini, Almanya’daki cenazesine Türkiye’den sadece siyasi lider olarak Muhsin Yazıcıoğlu’nun katıldığını söyledi.

Hayatına 10 kitap ve 500 makale sığdıran Baymirza’nınAnavatanı Özbekistan’a,52 yıl 6 ay sonra 1992 yılında kavuşarak 13 gün ancak kalabildiğini de anlatan Özcan,  1967’de Türkiye’ye gelen Hayit’in İstanbul ve Konya kütüphanelerinde araştırmalar yaparak meşhur “Sovyetler Birliğindeki Türklüğün ve İslâmın Bazı Meseleleri” adlı kitabını yazdığını kaydetti. Özcan, yedi dil bilen Baymirza’nın,kendisini Türkistan davasına ve araştırmalarına adayan bir dâvâ adamı olduğunu ve ölene kadar sigortalı hiçbir işte çalışmadığını, bütün gelirinin de kitaplarından elde ettiği gelir olduğu ifade etti.

ORTA ASYA DEĞİL, TÜRKİSTAN DEMELİYİZ

Hayatını Türkistan Dâvası’na adayan BaymirzaHayit’in Türkiye’de pek tanınmadığına dikkati çeken Özcan, Rusların kendisi hakkında dokuz araştırma tezi yazdığını ve bu tezlerde hep “vatan haini” olarak gösterildiğini söyledi. Özcan, “Baymirza, eserlerinin hiç birisinde Orta Asya kelimesini kullanmamıştır. O bütün kitaplarında “Türkistan” demiştir. Bizler de Rusların kullandığı “Orta Asya” yerine “Türkistan”ı kullanmalıyız. Orta Doğu yerine ise “Kenan Diyarı” demeliyiz” şeklinde sözlerine son verdi.

İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen sohbette Prof. Dr. Kemal Özcan, tarihi “Tarih geçmişle hesaplaşma ilmi değil, geleceği inşa etme ilmidir” diye tarif ederek doğrusuyla yanlışıyla, hatasıyla ve sevabıyla tarihin bizim tarihimiz olduğunu belirterek “Tarihe bu açıdan bakmak lâzım. İbret almak ve ders çıkartmak lâzım.” dedi.

kaynak: konyayenigun .com

Yorumlar kapalı
*