Home » Makale ve Analizler » KAZAKİSTAN İZLENİMLERİ

KAZAKİSTAN İZLENİMLERİ

KAZAKİSTAN İZLENİMLERİ

İsmail Cengiz


Düzenli, yemyeşil ve tertemiz bir şehirdeyim… Şehir merkezinde çöpe rastlamadım dersem, abartılı olmaz. Hatta her bir caddenin kesiştiği köşede (harita biraz küçük olsa da) kent haritasının olduğu bilgilendirme levhası ile bisikletli sürücüleri için ayrılmış özel yol da var.
İnsanların çoğunun elmacık kemikleri çıkık ve çekik gözlü olduğu kardeş ülke Kazakistan’dayım. Hem de özgürlük için, bağımsızlık için binlerce Kazak gencinin Aralık ayında direnişe geçtiği meydana yakın Jeltoksan (Aralık) caddesindeyim… “Azadlık…Azadlık…” diye bağırarak Sovyet diktatörlüğüne diz çöktüren Kazak gençlerini bu vesileyle saygı ve minnetle yad ediyorum. Türkiye’de bile göremeyeceğiniz yoğunlukta, Amerikanvari lüks jeepleri, spor arabaları görebileceğiniz bu şehirde 30 yıllık, 40 yillik arabalari da bir arada trafikte görebilirsiniz.

Kazakistan’ın Astana’dan önceki eski başkenti Almaatı’da her milletten insanların ve kardeş halkların huzur içinde yaşadıklarını da rahatlıkla görebiliyorsunuz. Kazak lider Nazarbay’ın akılcı ve dengeli siyasetinin yansımalarını sokaklarda hissedebiliyorsunuz. Özellikle Çin egemenliği altındaki Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi)’dan çeşitli tarihlerde göç ederek veya kaçarak Kazakistan’a sığınan Uygurların kendi dillerinde (lehçesinde) gazete çıkardıklarını, Kazak Devleti’nin desteğiyle kurulan kültür merkezlerinde kültür-sanat faaliyetlerini sürdürdüklerine, bir çok bölgede Vali, Kaymakamların, Hakimlerin Uygurlardan oluştuğuna şahit olduk. Ki, bu ülkenin düne kadar uzun dönemdir Başbakanlık görevini bir Uygur’un (sn. Mansimov) yürüttüğünü hatırlatmakta fayda var… Her ne kadar Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi olmasına rağmen, öyle anlatıldığı gibi sıkıntılı bir duruma rastlamadım; görüştüğüm Uygurlardan da herhangi bir olumsuz bir şeyler duymadım. Tam aksine kardeşlerinin derdiyle dertlenen ve gelişmeleri yakından takip eden Kazak münevverlerinin sayısında artış olduğunu gördüm…. 2 milyon 725 bin km2 genişliğindeki topraklarda sadece 18 milyon insan yaşıyor. Dünyanın dokuzuncu büyük ülkesi olan Kazakistan’ın Almatı şehrine gelmişken Rusların, “Ziloni Bazar”, Türklerin ise “Kök Bazar” olarak adlandırdığı tekstilden meyveye, hediyelikten sebzeye irili-ufaklı yüzlerce küçük dükkan ve tezgahlarda binbir çeşit ürünün satıldığı pazara uğramadan olmazdı. Şehir merkezine taksiyle 15 dakika uzaktaki pazar, Rahimbek Batır metrosuna yakındı. Trafiğin yoğun olmasıyla bir durak da kalsa Metro ile yolculuğumuzu sürdürdük. Metro da kent sokakları gibi düzgün ve temizdi ve huzur vardı. Ve elbette de “san’at” vardı. Ancak pazara doğru yaklaştıkça kent içinde gördüğümüz temizlik belki yoğunluktan dolayı gittikçe azaldı. Amma gözümüz daha çok tezgahlarda sergilenen geleneksel ürünlerdeydi. Dopbayı, kılıcı, kalkanı, örtüyü ve onlarca farklı deseni, onlarca çeşit süs eşyasını bir arada gördük… Pazarda; bir başka bir arada gördüğümüz de, kardeş halkların sergilediği birlik ve dayanışma oldu. Ahıskalı, Koreli yan yanaydı; Özbek, Uygur ve Kazak satıcılar da kol-kola… Zaten tarihin her döneminde birbirlerine kol-kanat geren Uygur ve Kazak esnaflar arasında yazılı olmayan kurallara uygun şekilde sergilenen “hoşgörü”ye şahit olunca, ister-istemez göğsümüz ve hissiyatımız kabardı ve biz de bir kaç hediyelik eşya aldık.

%d blogcu bunu beğendi: