Home » Yazarlar » Dr. Erkin Emet » Washington da alınan kararlar

Washington da alınan kararlar

Toplantının organizasyonunda yer alan ve Dünya Uygur Kurultayı kurucu üyelerinden akademsiyen Doç.Dr.Erkin emet’in izlenimlerini dıkkatınıze sunuyoruz:Uzun süredir beklenen ama bildiğimiz nedenlerden ötürü bir türlü gerçekleşemeyen geniş katılımlı ” Doğu Türkistan yol haritası” belirleme diye tarif edebileceğimiz Uygur diasporasının  Tarihi toplantısı geçtiğimiz hafta washingtonda gerçekleşmişti.

Toplantının büyük bir bölümü  BBC ve RFA aracılığıyla canlı olarak tüm dünyadaki Uygur Türklerine anbean aktarıldı, ama bazı önemli tartışmalar,teklifler,mücadele yöntemleri  ve Doğu Türkistan Cumhuriyetimizin kaderini belirleyen hassas konular gizli oturumda enine – boyuna tartışıldıysada sonuç bildirisi

net olarak henüz yayınlanmadığı ve kamuoyuna deklare edilmediği için bir çok tartışmayı beraberinde getirdi.

Bu toplantıyı çok başarılı ve yararlı bulanların yanısıra art niyetli birçok kimsede Çin’in ekmeğine yağ sürercesine ileri -geri konuşmaya devam etmesi de ciddi rahatsızlık yaratmaya devam ediyor…

Toplantının organizasyonunda yer alan ve Dünya Uygur Kurultayı kurucu üyelerinden akademsiyen Dr.Erkin emet’in izlenimlerini dıkkatınıze sunuyoruz:

WASHİNGTON’DA DOĞU TÜRKİSTAN UYGUR YÜKSEK İSTİŞARE TOPLANTISINDA ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI

Açılışı Amerikan Kongresinde yapılan Doğu Türkistan Uygur Yüksek İstişare Toplantısı 2-8 Mayıs tarihleri arasında Washingtondaki Holiday İnn Otelinde  gerçekleştirildi. Toplantıda 16 ülkeden gelen 110 delege bir hafta süreyle Uygur Türklerinin geçmişi ve bugünkü durumu hakkında hazirladığı bildirileri sunduktan sonra, Uygur Türklerinin  geleceğini birlik olarak nasıl bir strateji izleyeceklerini konuştu.

Tüm dünyadan yaklaşık 110 Uygur delege katılan bu toplantının açılışı Amerika Kongresinin bir toplantı salonunda yapıldı. Toplantının açılışında bazı Amerikalı Kongre üyeleri de konuşma yaptı. Cumhuriyetçi Partili Virgina Milletvekili Frank R. Wolf, Çin’de Uygurlar, Tibetliler ve diğerlerinin özgürlüğe ve demokrasiye kavuştuğunu göreceğine inandığını vurgulayıp şöyle dedi:

Bugün Usama Bin Ladin’in öldürüldüğü gün. ABD düşmanını yendiği bir gün. Bugün Uygurların manevi annesi Rabiye Kadir Hanımın iki çocuğu Çin’de hapiste, Çin Ortadoğudaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Ben Çin’de büyük bir değişiklik olacağına inaniyorum. Bazen  karanlık gözüken şeyler hayırlara vesile olabilir. Biz eskiden komunistler çok güçlü yıkılmaz dedik, ama yıkıldı. Komunist rejimini yıkan halkın özgürlüğünün olmayışı. Çin Komunist Partisi yıkılmadan önce yapmamız gereken şey, Uygur meselesiyle ilgili ABD Hükümetine baskı yapmak. Uygur meselesi konusunda Tibet, Tayvan meselesi ile ilgili yasa çıkarıldığı gibi yasa çıkarılmalı.

Ardından Demokrat Partili Massachusetts Milletvekili Jim McGoven de konuşma yaptı. O kendinin Uygur davasını destekleyeceğini  söyledi: “Amerikadaki insanlar Sin Can’ın eskiden bağımsız devlet  olduğunu biliyor. Tibetle ilgili çok şey yapıldı. Ama Sincan Dünya tarafından iyi bilinmeyen bir yer. Amerikan halkının 20 milyon Uygur’un durumunu iyi bilmeyişi acı bir tablo. Ben Uygurların haklı davasını destekliyorum,  sizler de haklı davanızı Amerikan Kongresinde anlatmaya çalışın.

Demokrat Partili Milletvekili Jim McGoven da Çin hükümetinin Uygur Türklerine “muamelesinin korkunç olduğunu” söyledi: “Çinli yetkililerden çok ciddi bir baskı söz konusu. Sadece Uygurlar için değil herkes için. Toplu halde tutuklamalar, gizli yargılamalar, hücre hapis cezaları dahil çok ciddi bir durum söz konusu. Bence Amerika, konu insan hakları olunca kendini güçlü bir şekilde göstermeli. Uygurlar’a yapılan muameleyi daha güçlü bir şekilde kınamalıyız. Çin bunu görmezden gelmeyeceğimizi bilmeli. Baskı altındaki halkların yanında duracağız.”  Ancak Amerika-Çin ticaretinin hacmi; karşılıklı olarak ekonomik bağımlılığı da göz ardı edilemez.  McGoven, buna rağmen Uygur Türkleri konusunda sessiz kalmamak gerektiğini söylüyor: “Bu konuyu daha sık ve daha yüksek sesle gündeme getirebilmeliyiz. Sessizce değil, kamu önünde Çin’in insan hakları ihlallerini kınayacağımızı bilmeliler. Başka ülkelerin insan hakları ihlallerini kınarken, Çin konusunda, büyük bir ekonomi oldukları için sessiz kalmamız mantıklı değil. Umarım Çin üzerinde baskıyı arttırmamız onları bu yoldan saptırır. Çin’deki durum kötüleşiyor. Çin’le ekonomik ilişkilerimiz önemli, ben de iyi ilişkiler istiyorum, ama Çin’de durum kötüleşiyor, iyileşmiyor.”

2 Mayıs 2011 tarihinde Amerikan Kongresinde salonda yapılan Doğu Türkistan Yüksek İstişare Toplantısının açılışında Dunya Uygur Kurultayı Başkanı Rabia Kadir Hanım “Doğu Türkistan davasının yol haritasını çizeceğini” söyledi: “Bugün Amerika Kongresindeki bir salonda dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen Uygur vekiller toplanıp davamızla ilgili konuşabiliyorsak, davamızı destekleyenlerın sayısı az değil demektir. Bu bizim yanlız olmadığımızın ifadesi. Bugün Doğu Türkistan halkı sürekli tehdit altındadır. Masum insanlar idam ediliyor. Hukuki savunmaları yok. Çocuklar bu baskıcı rejim altında acı çekiyor. Komunist Çin rejimi altında 62 yıldır sömürülüyoruz. Dinimizi, dilimizi, kültürümüzü yok ediyorlar. Kadınlarımızı taciz ediyorlar, erkeklerimizi zorluyorlar, insanlarımıza merhametsizce davranıyorlar. Barışçı gösterimizi bastırıp, şiddete başvurduğumuzu söylüyorlar. Bağımsızlığımız için yıllardır mücadele veriyoruz. Biz geleceğimizi tayin etmek istiyoruz. Ben artık zamanı geldi diyorum. Dünya buna hazır. Uygur Türkler’i buna hazır. Yol haritamızı belirlememiz gerekir ve tüm dunyadaki Uygurlar tek bir amaç uğrunda birleşmelidir. ”

Sonra Demokrasını Güçlendirme Vakfı (National Endowment for Democracy) başkanı Carl Gershman, Başkan Yardımcısı Louisa Coan Greve, Uluslararası Af  Örgütü   Washington Temsilcisi T. Kumar, Freedom House’n Proje Sorumlusu Dr. Gunawardena-Vaughn, İnsan Haklarını Gözetleme Teşkilatının Asya Sorumlusu Dr. Sophie Richardson hanımlar konuşma yaptı. Onlar ilk Önce  Uygurların bugünkü acı durumuyla ilgili kısaca bilgi verdikten sonra, Çin’de Uygurlar, Tibetliler ve diğerlerinin özgürlüğe ve demokrasiye kavuştuğunu göreceğine inandığını söyledi.

Daha sonra Doğu Türkistan Uygur Yüksek İstişare  toplantısı  Washington’daki Holiday İnn Otelinde devam etti. Toplantının gündemine  göre, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen Doğu Türkistan sivil toplum örgütleri yöneticileri ve her saha, her meslekten Uygurlardan oluşan  vekiller  ilk önce Doğu Türkistan’ın şimdiki durumu, Doğu Türkistan davasının diasporada geldiği  durumu ve karşılaştığı  problemler konusunda hazirladığı bildirilerini okudu. Bunun ardından  toplantıya katılan vekiller 4 komisyona  ayrılarak  7 farklı konu hakkında tekliflerini  ortaya koydular. Müzakere edilen  konular: 1-Doğu Türkistan Uygur siyasi hareketinin nihayi hedefi. 2-Gençler hareketini güçlendirmenin milli davamızın geleceğindeki rolü. 3-Doğu Türkistan Uygur Milli davasında İslam Ülkelerinde, Rusya ve Japonyada nelerin yapılması gerektiğiyle ilgili teklif ve görüşler. 4- Uygur mültecilere  yardım etme mekanizmasının oluşturulması  hakkındaki teklif ve görüşler. 5-İslam dininin milli davamızdaki rolü hakkındaki teklif ve görüşler. 6-Doğu Türkistan davasını güçlendirme konusundaki teklif ve görüşler. 7-Doğu Türkistan davasının mali  problemlerini çözme konusundaki teklif ve görüşler.  Bu konular  iki gün süreyle vekiller tarafından demokratik bir şekilde tartışıldıktan sonra bütün teklifler değerlendirelerek 7 maddeli bir karar kabul edilmiştir.

Kararın ilk maddesinde ‘Milli davamızın nihayi hedefi bağımsızlık,  Ama uluslararası platformda davanın  “kendi kaderini kendi belirleme” prensipine göre yürütülmesi, Özerklik kelimesini telaffuz edilmemesi” belirtilmiştir.

Toplantıda Çin Hükümetinin bugün Doğu Türkistan’da uygulamakta olduğu kültürel asimilatsiyon politikası göz önünde bulundurarak, Uygur Gençlerinin ana dil ve din eğitimine önem verilmesiyle ilgili olarak kararda şöyle denmiştir:  “Gençlerin dil, din ve milli kültürümüz ile yetiştirmek için eğitim hizmetlerimizin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması,  bununla ilgili olarak Meşrep,  çeşitli spor türleri  ve geleneksel etkinliklerin  yaygınlaştırılması,  Dünya Uygur Kurultayına üye teşkilatlar içersinde gençlik bölümlerinin tesis edilmesi, aynı zamanda gençlerin siyasi teşkilatlara girmesine teşvik edilmesi kararlaştırılmıştır.

Doğu Türkistan Uygur Yüksek İstişare Toplantısına katılan vekiller iki gün süren müzakere neticesinde Doğu Türkistan davasının ABD, AB ve Türkiye’de iyi bilindiğini ama diğer ülkelerde iyi bilinmediğini bunun için Japonya, Rusya ve İslam ülkelerinde Doğu Türkistan davasını  güçlendirmenin  yollarının aranması,  Dunya Uygur Kurultayı Rus ve Arap Dillerinde ve Kril Uygur yazısıyla web sitesi açmak süretiyle davanın daha iyi anlatılması için çaba harcanması kararlaştırılmıştır.

7 maddeli kararda ayrıca, Dunya Uygur Kurultayının mülteciler  çalışmasının güçlendirilmesi, Çeşitli dillerde Doğu Türkistan meselesini anlatmaya önem verilmesi, Doğu Türkistan davasının ekonomik temelini güçlendirmek için teşkilatlar bulundukları ülkelerdeki mali kaynakları iyi araştırması vurgulanmıştır.

Sonuç olarak 2-8 Mayıs tarihleri arasında Washingtonda yapılan Doğu Türkistan Yüksek İstişare toplantısında Doğu Türkistan’ın bugünkü durumu özellikle 5 Temmuz 2009’da Ürümçi’de meydana gelen kanlı katliamdan sonraki vahim durum ile ilgili detaylı durum değerlendirilmesi yapılmış Doğu Türkistan davasının kısa vadeli yol haritası çizilmiştir. Toplantı sonunda Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen Doğu Türkistan sivil toplum örgütleri yöneticileri bundan sonra bu karar doğrultusunda çalışma yapacaklarını ifade etmişlerdir.

About admin

Leave a Reply

%d blogcu bunu beğendi: